Haziran ayı Tekstil Teknik Dergisinde Yönetim Kurulu Başkanımız Ömer Ünsal’ın röportajı yayınlandı..
“Dönüşümün anahtarı: Yerli ham madde ve ortak akıl”
Tekay Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ünsal, Türk tekstil sanayisinin mevcut yapısal sorunlarını ve çıkış rotalarını net biçimde ortaya koyuyor. Ünsal’a göre; yerli pamuk ve polyester üretiminin stratejik öncelik haline gelmesi, çevreye duyarlı üretimin mesleki bir sorumluluk olarak benimsenmesi ve kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi, sektörün geleceğini şekillendirecek temel adımlardır.

Tekstil & Teknik olarak, Türk tekstil sektörünün mevcut durumuna ve geleceğine ışık tutacak özel dosyamız kapsamında Tekay Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ünsal ile görüştük. Sektörel darboğazdan çıkış yollarından çevresel sorumluluğa kadar birçok konuyu ele aldık.
Türk tekstil sektörü son yıllarda oldukça zorlu bir süreçten geçiyor. Sizce bu süreç nasıl yönetilmeli? Öncelikli çözüm alanları neler olmalı?
“Öncelikle tekstilin nereden nereye geldiğini görerek çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemeliyiz. Tekstil yalnızca konfeksiyon değil; otomotivden inşaata, ayakkabıya kadar birçok sektörü besleyen bir alandır. Bu sebeple stratejik önemi büyük. Bugünkü sorunların temelinde ham madde temini yer alıyor. Türkiye için pamuk stratejik bir üründür. Ciddi bir programla pamuk üretiminin desteklenmesi ve maliyetlerin düşürülmesi gerekiyor. Aynı şekilde polyester gibi sentetik elyaf üretimi de ele alınmalı. Ayrıca, firmaların işçilik maliyetlerini dengeleyebilmesi ve üretime devam edebilmesi için finansmana erişim kolaylaştırılmalı. Şu anda işletmeler ciddi bir sermaye darboğazı içinde. Bu da büyümeyi engelliyor.”

Dünyadaki gelişmeleri dikkate alarak, sektörümüzün yurtdışı yatırımları hakkında neler söylemek istersiniz?
“Amerika – Çin arasındaki ticari çekişme bize AB’de yeni bir üretim çeşitlemesi yapılabileceğini gösteriyor. Tekstil ve hazır giyim sektörü stres yapmadan piyasadaki ve dünyadaki hareketleri takip ederek pozisyon alabilir. Önceki kriz dönemlerinde Avrupa ürün almaya devam ediyordu. Şimdi bu azaldı, tekstil sektörü globalde en zor dönemini yaşıyor, bu da küçülme riskini doğuruyor. Bazı kesimler Mısır’ı cazip gösteriyor, ancak orada yatırım yapmak ülkemize fazla bir şey katmaz. Kaldı ki orada üretilen ürünler ülkemizde üretilenden daha ucuza satılıyor. Yani bir ‘ülke fiyatı’ gerçeği var. Çözüm bana göre finansmandadır. İşletme sermayeleri yetersiz. Sebep basit: Eskiden 1 liraya mal olan ürün kısa sürede daha pahalı hale geldi, ama satış fiyatı ya aynı kaldı ya da düştü. Bu da sermaye sıkışıklığını başlattı. Faizlerin yükselmesi ve krediye ulaşımın zorlaşmasıyla durum kötüleşti. Döviz kuru hareketliliği de ihracatçılar için tabloyu daha zor hale getirdi.”

Küresel rekabetin arttığı bu dönemde, firmanız nasıl bir farklılaşma stratejisi izliyor?
“Biz Tekay Kimya olarak farklılaşmayı; yenilikçi ürünler geliştirmek, yeni pazarlar hedeflemek ve sürdürülebilir çözümler üretmek üzerine kurduk. Aynı zamanda, maliyet analizlerine dayalı yeni fiyatlama modelleri oluşturmayı ve müşterilerimize özel çözümler sunmayı önemsiyoruz. Rekabet artık sadece fiyatla değil, değerle ve çevreye duyarlılıkla da şekilleniyor.”
Sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yapay zekâ gibi konular gündemin merkezinde. Türk tekstil sektörü bu dönüşüme ayak uydurabiliyor mu?
“Geleceği yakalamak istiyorsak işverenler ve kamu birlikte hareket etmek zorunda. Sadece kendi çıkarını gözeten anlayışlar artık sürdürülebilir değil. Çevreye duyarlı üretim artık bir tercih değil, mesleki bir sorumluluk. Bu konuda eğitimin rolü çok büyük. Bakanlığımızın teknik liselere yönelik çalışmaları umut verici. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Fatih Kaçır göreve başladığından bu yana teknik liselerin (sanat okulları) geliştirilmesi ve çoğaltılması için büyük çaba harcıyor. Çünkü işletmelerin devamlılığı buna bağlı. Gelişmiş ülkelere baktığımızda Almanya buna iyi bir örnek. Gelecek nesilleri yüksek katma değerli ve üretimi zor ürünlere yönlendirmeliyiz. Eğitim, markalaşma, tasarım, Ar-Ge ve sürdürülebilirlik alanlarında daha da güçlenmemiz gerekiyor. Hedeflerimiz arasında yenilikçi ürün geliştirmek, yeni pazar rotaları hedeflemek, yeni müşteri grupları oluşturmak ve maliyet analizlerine dayalı yeni fiyatlama modelleri kurmak yer almalı.”